Reklam
Reklam
Ben Bir Devrimciyim - %30 indirimli  - John Steinbeck - Sel Yayıncılık

Kitap
Etiket Fiyatı
:
29,63 TL

İndirim
:
%30

İndirimli Fiyatı
:
20,74 TL

Sepete Ekle   Stokta var
Kategoriler
Katkıda Bulunanlar

Çevirmen Abdullah Yılmaz

Özellikler
Stok Kodu :9789755708683
Boyut : 13.50x21.00
Sayfa Sayısı :492
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2017-05
Çeviren : Abdullah Yılmaz
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
Format : Kitap
Kitabın Tanımı

John Steinbeck emekçilerin yaşam koşullarını gerçekçi ve samimi bir üslupla işlediği öykü ve romanlarıyla dünya çapında elde ettiği başarının yanı sıra dönemin önde gelen yayıncıları tarafından aranan bir muhabir ve köşe yazarıydı.

Ben Bir Devrimciyim, Steinbeck'in yoksulluk ve emek sömürüsünden ırkçılık ve ayrımcılığa, mevcut politik ve sosyal atmosferden savaş cephelerindeki izlenimlerine, kırka yakın dergi ve gazete için kaleme aldığı yazılardan derlenmiş en kapsamlı seçki.

Yalnızca ödüllü bir yazarın değil, düşüncelerini sakınmadan dile getiren, yaşamını tüm açıklığıyla anlatmaktan çekinmeyen, eleştirilmekten yılmayan, çelişkiye düşmekten korkmayan ve polemikten kaçmayan “gerçek” bir insanın, çağına dair derinlemesine izlenimleri...

Nobel Edebiyat Ödülü'yle taçlandırılmış Steinbeck'in yazma tutkusunun toplumsal mücadelelere ve tarihsel olaylara bakış açısıyla harmanlandığı bu eser, her kuşaktan Steinbeck okuru için yeni bir perspektif vaat ediyor.


Yorumlar
Oyunuz:
24.07.2019
(1)
(0)
kamil yıldırım, 06.12.2018 16:56
Kitabın özgün adı, Amerika ve Amerikalılar. Sel Yayıncılık, kitapta yer alan en kısa yazılardan birisinin başlığını kitabın adı yapmış. Herhalde kitap okurları, genel olarak ve sözcüğün en genel anlamında sol eğilimli oldukları için bu ad altında kitabın daha dikkat çekici olacağını düşünmüşler. Burada sorun, söz konusu yazının kitapta yer alan en talihsiz yazı olarak, "devrimci" sıfatı ve anlayışıyla çatışıyor olmasıdır. Hani yazar, "devrimci" yerine "karşı-devrimci" (ki o da bir devrimci konumdur tabii ama belirtilmesi gerekirdi) olduğunu itiraf etmiş olsaydı, uygun olurdu. Çok uygun olurdu. Bu durumda, bir küçük taşra kasabası gazeteci- yazarı olmaktan fazlasını başaramamış Steinbeck, o kısa yazısında demagoji yapıyor. Gelgelelim, Sel Yayıncılık, bu demagojiyi okuru aldatmak için kullanıyor. Aslında gazeteci-yazar Steinbeck ve fotoğrafçı Cappa'nın birlikte yaptıkları bir Rusya ziyareti de var. Sonra izlenimlerini kitap da yapmışlar. Ancak bu seçkide (orijinal İngilizce baskısında) o kitaptan yazılara yer verilmemiş. Steinbeck Rusya hakkındaki görüşlerini, soğuk savaşın patladığı, Churchill'in o ünlü "demir perde" (Aslında bu ifade Goebbels'e aittir. Churchill'in bir zamanlar ailece ve hanedanlık olarak hayranlık duydukları Nazilerden yapmış olduğu alıntıdır ) söylevinden sonra dile getirme ihtiyacı duymuştur. Tabii McCarthycilik kazanı da ABD'de kaynıyor. Anti-komünizm ve ondan ayrı düşünülemeyecek anti-sovyetizm prim yapıyor. Emperyalist kültür endüstrisi içinde cazip getirileri var. Bugün de örnekleri çok. Savaşta sadece ülkelerini değil, dünyayı da korumak için 27 milyon civarında insanını kaybetmiş bir ülke hedef tahtasına oturtuluyor. Bunu da "solculuk", "demokratlık" adına yapıyor. Doğrusu, o gün bugün ABD'de, onun entelektüel aleminde değişen bir şey yok. Garp cephesinde, bu bakımdan, yeni bir şey yok demek daha doğru olur. Bugün "ABD medeniyeti" denen o en yetkin totalitaryanist düzenin hali daha net değil mi? Steinbeck o düzenin organik aydını, o düzenin ideolojisini yeniden üreten bir aydın olarak hiç bir zaman, mesela Jack London kalibresinde bir yazar, bir aydın olamadı. Edebiyat bir yetenek sorunu değildir. Zaten yetenek olmadan o iş olmaz. Edebiyat bir estetik; estetik de politik bir sorundur. Politik bir tavırdır. Gerçekliği estetik düzeyde politize etmektir. Her toplumsal sistem belli bir sosyalizasyon biçimine ihtiyaç duyar. Buna Steinbeck gibi "beyin yıkama" diyeceksek eğer, ABD bunu bugüne kadar insanlık tarihinin tanık olduğu en yetkin araçlarla ve en acımasız metotlarla, en paragöz anlayışla, hem de en global ölçekte yapıyor. Bu bakımdan, SSCB'nin ABD yanında esamisi dahi okunamazdı. Küçük tutucu kasabanın küçük hesaplar peşindeki yazarı, Pamuk'u, o kısa yazısını kusmuğuyla doldurmuş. Halbuki aynı seçkide, bir başka yazısında da, bir yazar olarak taraf olduğunu ısrarla vurgulayarak şöyle diyor: "Ben paranın ve mülkiyetin özgürlüğüne karşı insan hayatı ve mutluluğunun despotizmine inanıyorum" (s.119). Ne güzel ama samimi değil. İlerici aydın, taraf olur ama "Taraf yazarı" olmaz. Bu ince gibi görünen ayrım, aslında, bir uygarlık farkına delalet eder. Kim ne derse desin, samimiyetsizlik yani oportünizm çağımızın en ağır hastalığı.
Yazarın diğer ürünleri
Bu kitabı alanlar bunları da aldı