Reklam
Reklam
İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı? %30 indirimli Nihat Genç

Kitap
Etiket Fiyatı
:
17,50 TL

İndirim
:
%27

İndirimli Fiyatı
:
12,78 TL

Sepete Ekle   Stokta var
Kategoriler
Özellikler
Stok Kodu :9786055162580
Boyut : 14.00x21.00
Sayfa Sayısı :176
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2015-10
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
Format : Kitap
Kitabın Tanımı

İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı? tüm dünyanın merak ettiği, hepimizi düşündüren büyük soruya cevap veriyor: Nasıl oldu da "Sade Müslümanlık" yıkıcı bir ideolojiye dönüştü?

Nihat Genç, olağanüstü bir anlatımla, felsefi, psikolojik, siyasi, sosyolojik tespitler eşliğinde gerçekleri önümüze seriyor. Roman, bir kişinin, zihniyetin ve toplumun dönüşümünü arka planıyla birlikte anlatıyor. Cemaat içinde yalnızlık çeken Erol, insan sarrafı Aysun, kibirli ve riyakar Bahri Abi, avanesi Osman, cilveli medya maymunu Nur, dünyanın en mazlum güzeli Dua... Öbür dünyadan fırlatılan cesetler, vicdanın cephanesi, bir saniye süren aşk ve ruhsuzlar ile beyinsizlerin hiç bitmeyen savaşı...

- Bir kitabevinde çay içerek sessizce oturan insanlar niçin ve neden canavarlaştılar?

- Gönül huzuru peşindeyken, nasıl hırslı, vahşi kapitalistler haline geldiler?

Yakın dönemde yaşanan kültürel evrimi, şiirsel bir hızla, felsefi tespitler ve unutulmaz gözlemler eşliğinde okuyacaksınız.

- Manevi bir yolculuğun rotası nerede değişip sapıyor?

- Hangi yalanlar zinciri, daha büyük yalanlara ve şiddete bağlanıyor?

- "Hakikati" arayan yoksullar nasıl doyumsuzca lüks peşinde koşmaya başlıyor?

İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı? zihin açıcı, sürükleyici, heyecan dolu bir roman.


Yorumlar
Oyunuz:
19.07.2019
(0)
(0)
Müzeyyen Susar, 29.04.2016 11:52
Öncelikle çok cesur bir roman diyebiliriz. 2015'te yayınlanan romanda Karadeniz'in ve Ankara'nın yansımalarını görüyoruz… Bir anlamda 2015 Türkiyesine özellikle Ankaraya bir yolculuk yapıyor okur. Ankara ortamını, Ankara'nın farklı mekanlarını, farklı sosyal çevrelerini, bu ortamlarda yaşayan insanları tanımak, çok etkiliyor okuru. Son yıllarda mülteci akınına uğrayan Türkiye'de, Ankara'daki Suriyeli, İranlı, mültecilerin hüzünlerini, acılarını, gizli gizli ağlamalarını, ağıtlarını da taşımış romanına. Yazarın gözlemleri gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor. Mülteci sorununa hümanist yaklaşımı, beni çok etkiledi. Öyle güzel cümleler, öyle çarpıcı benzetmeler var ki. Zevkle okunuyor. İnsanı sürükleyen akıcı bir dili var. Roman sanki ey okur, ey insanlık,çağının sorunlarına seyirci kalma, demek için yazılmış. Derin psikolojik tahlillere yer vermiş yazar. Dinci ideolojilerin körleştirdiği, robotlaştırdığı, modern hayata yabancı hatta düşman insanları anlamamızı sağlıyor. İnsanlığa bir anlamda çözüm yollarını düşündürüyor. Roman kahramanı Erol'un kişiliğindeki değişim, dönüşüm çok başarılı anlatılmış. Roman kahramanı Erol’u çıldırmanın eşiğine getiren içsel yolculuğu hayretle okurken okura şunu düşündürüyor: Dini cemaatlerin dönüştürdüğü, kolayca intihar bombacısı olon bu genç insanların kurtuluş umudu var mı? Romanda beğendiğim bazı cümleler: ""Bıldırcın gözleri annesinin yüzüne bakan bebek gibi... " sayfa 35 "...sokağın başında İranlı ailelerin kaldığı eski apartımandan bu sefer orman kadar koyu, dağ gibi ağır bir başka şarkı yükseliyor." sayfa 20 "...günden güne vazosunu sevmeyen bir çiçek gibi karararak kurudu." sayfa 27 "O kan çanağı boş ve kararmış gözleri çukurlarına belli belirsiz sönük yıldızlar gibi gömüldü." sayfa 27 "Bir lafın altında kalmak hayatınızı ıskartaya çıkarır." sayfa:43 Yazar, insanlığın vicdanı olmuş. İyi okumalar.
Yazarın diğer ürünleri
Bu kitabı alanlar bunları da aldı