Reklam
Reklam
Kur'an'ın Tarihçesi ve Yazım Serüveni - %40 indirimli  - Arif Tekin -

Kitap
Etiket Fiyatı
:
25,00 TL

İndirim
:
%40

İndirimli Fiyatı
:
15,00 TL

Sepete Ekle   Stokta var
Özellikler
Stok Kodu :9786054399628
Boyut : 13.50x21.00
Sayfa Sayısı :233
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2017-12
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
Format : Kitap
Kitabın Tanımı

Arif Tekin, “Kur'an'ın Tarihçesi ve Yazım Serüveni” isimli bu kitabında, Hicri üçüncü asrın ikinci yarısında yaşamış ve birçok kitap yazmış İbni Ebi Davud'un Kitabu'l Mesahif/Mushaflar kitabını referans alıp, İslami kaynaklardaki bilgilerle karşılaştırarak; Hz. Muhammed zamanında Kur'an'ın kitap olarak var olup olmadığını inceliyor.

Yazar bu kitabında da, İslami kesimin referans eserlerini temel almış; çalışmasının III. Bölümünden itibaren farklı Mushafları ele alarak, halife Ebubekir, Hz. Ömer, halife Osman, Hz. Ayşe ve Ümmü Seleme'nin Kur'an çalışmalarını değerlendirerek okura sunuyor. Bu Mushaflara tek tek bakıldığında Kur'an ile ilgili birçok soru işaretleri göze çarpmaktadır.

Arif Tekin Kur'an'ın yazım serüvenini sorgulayan bu kitabını, “Her şeyden önce eğer Kur'an'ın arkasında iddia edildiği gibi kainatın yaratıcısı olsaydı, onun ayetleri bu kadar sağlıksız bir şekilde toplanıp kitap haline getirilmezdi. Halife Ömer'in Kur'an bir milyon 27 bin harften ibaretti açıklamasına karşılık bugün var olan Kur'an'daki harflerin sayısı 323 bin civarındadır ki, Ömer'in iddiasına göre Kur'an'ın dörtte üçü şu an yoktur” cümleleriyle bitirmektedir.

Dinin siyasetle iç içe olduğu, bilimsel görüşün ortadan kaldırıldığı ve din savaşlarının dünyayı kan gölü haline getirdiği bugünkü ortamda Arif Tekin'in dini sorgulayan bu çarpıcı kitabı mutlaka okunmalı.


Yorumlar
Oyunuz:
23.07.2019
(4)
(0)
kamil yıldırım, 01.12.2017 21:44
Sayın Arif Tekin'in yazdıklarının yayınevi tarafından ciddi bir şekilde tashih edilmediği kitabın ilerleyen bölümlerinde çok bariz olarak saptanabiliyor. Örneğin, kitabın 51.sayfasında, ilk paragrafı izleyen kısımda, Muhammed'in recim cezasıyla ilgili uygulamalarından söz edilirken, onun birisini bizzat taşlayarak öldürdüğü gibi bir anlam çıkmaktadır. Doğrusu, "taşlatarak" olmalıydı. 53.sayfada, mitolojik öykü Ashab-ı Kehf'den söz edilirken, "beş-altı kişilik bir grubun köpekleriyle birlikte 309 yıl mağarada yaşayıp tekrar kalkıp piyasaya çıktıkları vs anlatılıyor" cümlesi sorunludur. Doğrusu şöyle olabilirdi : "Beş altı kişilik bir grubun köpekleriyle birlikte bir mağarada 309 yıl süren uykularından uyanıp mağaranın dışına çıkışları anlatılıyor". Yazarın bu "piyasa" kelimesini yazı dilinden atması gerekiyor. Yine aynı sayfada yer alan, "O zaman da Hz.Muhammed'in bu suçtan dolayı gerçekleştirdiği infazlara ne deriz.Yine bu kadar şahit ve bu kadar sağlam kaynak var ki hepsi böyle bir ayet varmış diyorlar" cümlesi de sorunludur. Doğrusu şöyle olabilirdi: "Peki o zaman Hz Muhammed'in bu suç için onay verdiği infazlara ne diyeceğiz? Üstelik onun bu uygulamasının bir ayete dayandığını belirten bir çok tanığın ifadesi varken". Yazar "infaz" fiilini de bir çok kez yanlış kullanıyor. İnfaz zaten "gerçekleştirilme" anlamını taşıyan bir fiildir. Bu yüzden "infazı gerçekleştirmek" aşırı bir ifade oluyor. Bu tür dil yanlışları pek çok kez yineleniyor. Bir de, bilgiler arasında tutarsızlıklar saptadığım yerler var. Örnekse, 81.sayfada Abdurrahman bin Haris'in peygamber öldüğünde 10 yaşında olduğu söylenirken, bir sonraki 82.sayfada, 6 yaşında olduğu kaydediliyor. Yazarın belli bir yazın üslubu yok, ağzına geldiği gibi yazıyor. Yer yer gereksiz ayrıntılar içinde özsel olan geri plana itilmiş oluyor. Editörün yazarı uzun cümleler kurmaması için teşvik etmesi gerekiyor. Yazdığı kitaplarla çok değerli bilgiler veren yazarın uzun cümleleri kurabilecek yazınsal bir kapasiteye sahip olmadığı anlaşılıyor. Yazarın mümkün olduğu kadar basit ifade biçimlerini tercih etmesi, gereksiz tekrarlardan kaçınması gerekiyor. Aslında editörlük bu gibi durumlarda devreye girmelidir. Girmediği görülüyor. Editör yetersizliği yayınevlerimizde genel bir sorundur. Özellikle çeviri kitaplarda durum daha da vahimdir.
(4)
(0)
kamil yıldırım, 28.11.2017 09:23
Arif Tekin'in Türkçesi sorunlu. Olabilir. Sorun, genel olarak, yayınevlerinde editörlük işinin layıkıyla yapılmıyor olmasıdır. Arif Tekin'in sıkça yaptığı dil yanlışlarının editör tarafından düzeltilmesi beklenirdi.Yazarın kitaplarını okuduğumuzda bunun yapılmamış olduğunu görüyoruz. Yazar, zaman zaman sokak ağzıyla, konuştuğu gibi yazıyor. Mesela bu son kitabında, kişilerden söz ederken sık sık "piyasaya çıktı" ifadesini kullanıyor. Tabii seviye düşüyor. Yazarın bir edebi üslubu yok, olması da şart değil, ancak yayınevi bu üslupsuzluğun Türkçenin kurallarını zorlamaması için yazarın dilini denetlemeliydi. Tashih önemli bir iştir.
Yazarın diğer ürünleri
Bu kitabı alanlar bunları da aldı