YENİ ÜYELİK ÜYE GİRİŞİ
OdaKitap.com
0

Sultan 2. Abdülhamid’in Torunu Satıa Hanım Sultan’ın Hatıralarında Eski İstanbul ve Sosyal Hayat

Satıa Hanım Sultan

DBY Yayınları

%40 indirim
39,00 TL 23,40 TL

Satıa Hanım Sultan’ın Hatıralarında Eski İstanbul ve Sosyal Hayat ile kadim İstanbul’u hasretle yâd ederken, tarihe mâl olmuş birçok olayı ve şahsiyeti de daha yakından tanımış olacağız. Bu münasebetle Türklerin büyük kemankeşi Tozkoparan’dan, Osmanlı devrinin büyük güreşçileri Yörük Ali ve Aliço’ya; bugün dahi bütün ihtişamıyla ayakta duran boğazın incisi Çırağan Sarayı’ndan Vahidettin Köşkü’ne;

Çanakkale muharebelerinin unutulmuş kahramanlarından Torpido Zabiti Ali Haydar (Öztalay) Bey’den Şaire Leylâ Hanım’a; bundan mâadâ Osmanlı devri İstanbul’unun tarihî güzellikleri, Türk-İslâm medeniyetinin, Türk sanatının ve Türk mimarisinin en güzîde eserleri, Osmanlı hanedan gelenekleri, Osmanlı padişahlarının sanatkâr yönleri, Türk cemiyet hayatının en güzel an’aneleri, asırlardır süregelen esnaf teşkilatının ve esnaflığın incelikleri, helva merasimleri; saray erkânı ve İstanbul halkının büyük bir sevinçle karşıladığı Ramazan-ı Şerif’in, iftar, sahur ve teravihleriyle nasıl ihyâ edildiği sade ve akıcı bir üslûpla tasvir edilmiştir.

Sâtıa Hanım Sultan, dedesi ve payitaht İstanbul’un son büyük hakanı Sultan Abdülhamid hakkında birçok makale kaleme almış, bu makalelerinde Sultan’ın yetiştiği saray ortamı, çocukluğu ve sanatkâr yönü ele alınmış, son olarak Sultan Abdülhamid’in vefatıyla ilgili daha önce hiç bilinmeyen detaylara yer verilmiş, Sultan’ın na’şının yıkanmasından ebedî istirahatgâhına tevdiine kadar geçen zamanı ve yaşananları şairâne bir üslûpla ele almıştır.

Özellikler

Cilt Durumu : Ciltsiz
Basım Tarihi : Eylül 2019
Basım Yeri : Türkiye / İstanbul
Boyutlar : 15,00 x 21,00 cm
Basım Dili : Türkçe
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 192
Barkod : 9786054635627

Katkıda Bulunanlar

Editör
Zeki İzgöer

Kapak Tasarım
Emre Güngör

Düzelti - Redaksiyon
M. Ali Başpehlivan

Genel Yayın Yönetmeni
İrfan Güngörür

Hazırlayan
Yunus Emre Kaleli

Kadim İstanbul

Hırka-i Saadet Dairesi’nin kapısı birdenbire açıldı. Bütün nazarlar kapıya çevrildi. Kalabalık o tarafa doğru birikti. Kapının iki tarafı doldu. Herkes, “kalpler müteheyyiç”, cenazeyi görmek istiyordu. Nihayet elmaslı kemerler, sırmalı Kâbe örtüleri, al atlaslarla müzeyyen tabut, kırmızı fesi ile parmaklar üzerinden mehib ve muhteşem dışarı çıktı. Erkân-ı devlet ve zâbitler, Sultan Abdülhamid’in cenazesi huzurundaydılar. Bütün nazarlar tabuta dikilmişti. Tabut, Hırka-i Saadet kapısı önüne yüksek bir mevkie konuldu. Hamidiye Camii’nin kürsü şeyhi, sırmalı yeşil esvabı ve göğsünde nişanıyla taşın üzerine çıktı. Etrafına bakınarak sordu: “Merhumu nasıl bilirdiniz?” Velveleli, hazin ve müteessir birçok ses, serviler arasında aksetti: “İyi biliriz.”

Y
Yunus Emre Kaleli  -   09.10.2019
Odakitap.com